Çanakkale

Çanakkale ili,  huzurlu doğası, sessizliği,  Türk misafirperverliğinin en güzel örneğini sergileyen içten insanlarıyla kitle turizminin henüz keşfetmediği cennet bir beldedir.

Çanakkale den fazla bahsetmekten sakınmak istiyor insan bazen,  bu sessiz ,güzel ve doğal halinin bozulmasından çekindiği için…

Güney kıyılarının Temmuz ve Ağustos aylarındaki karmaşası, boğucu sıcaklıklarının yerine, Çanakkale de  Ege nin ılık yaz rüzgarlarının esintisi vardır. Zeytinlikler ve meyve bahçeleri, yaz mevsiminin en sıcak  zamanında bile yeşil kırsallar, bereketli topraklarını sulayan, yer üstü ve yeraltı suları ve dağları ile efsanevi bir beldedir, Çanakkale.

Çanakkale şehiri tarih boyunca birçok medeniyete sahne olmuştur, şehirin stratejik konumu nedeniyle uğruna yapılan savaşların izleri hala görülmekte ve hikayeleri nesilden nesile yıllardan beri anlatılmakdadır.

Geyikli

Geyikli Çanakkale Ezine ilçesine bağlı bir beldedir. İlçenin en önemli özelliği limanı olup, Bozcaada ya düzenlenen  feribot seferleriyle  hizmet vermektedir.   Eskiden  Odunluk İskelesinden sağlanan bu hizmet şimdilerde Yükyeri İskelesinden sağlanmaktadır. Geyikli sahillerinde çok sayıda tatil ve yazlık ev olmasına karsılık, büyük ölçekli turistik tesisler henüz yoktur.

Bozcaada nın karşında olan sahili,  Truva işgali için Achilleus ve askerlerinin buraya indiğine dair efsanesiyle ünlüdür. Bölgede , zeytin ve çam ağaçları yetişmektedir. ‘Eyvah Eyvah’ filmi 2010 yılında burada çekilmiştir.

 

Alexandria Troas

Alexandria Troas antik kenti Dalyan köyünde olup Tavaklı ya gelen 13km uzaklıktatdır. Eski bir Yunan kenti olan Alexandria Troas, Büyük İskenderin komutasında olan Antigoneia Monophthalmus adlı  bir komutan tarafından M.Ö. 306 yılında Ege kıyısında kurulmuş büyük kentlerden biridir.   Kentin orijinal adının  Antigonia olmasına rağmen bu Lysimachus tarafından Alexandria Troas olarak değiştirildiği bilinmektedir.

Alexandria Troas, Çanakkale ilinin Ezine ilçesi sınırları içinde yer alır. Truva antik kentine  çok yakın olan Alexandria Troas ın bir çokları tarafından , Roma şehrinin  anası olduğuna inanıldığı söylenir.

Alexandria Troas Anadolu’da kurulan en büyük Yunan şehirlerinden biridir. Bu bölgenin en önemli limanlarından birine sahip olan  kentin   nufusunun ihtişamlı zamanlarında nerdeyse 100.000 kadar olabileceği öne sürülmektedir. Burada üretilen granit sütunların Roma ve Roma İmparatorluğu’nun diğer şehirlerine gönderildiği bilinmektedir.

İmparator Konstantine, Bizansa karar vermeden önce Alexandria Troas kentini Roma İmparatorluğu’nun başkenti yapmayı düşünmüş, daha sonra  Bizansın adını  Konstantinopolis olarak değıştirmiştir. Konstantinopolis bugünkü adıyla İstanbul dur.

Roma döneminde önemli bir liman olan bu sehir,  Tarsuslu Paul ve  Antakyalı Ignatius tarafından ziyaret edilmiştir. Yıllar boyunca kentin önemi azalmış, Bizans döneminin sonlarına doğru kent yok olmaya bırakılmıştır.

Osmanlı döneminde, 14. yüzyılda Karasi Türkmenleri bu bölgeye yerleşmiştir. Yerli halk tarafındanEski Stambul olarak adlandırılan kalıntılar ve eski sütunlar yeni yerler inşa etmek için kullanılmıştır. Osmanlı sultanı Mehmed IV bu siteden taşınan sütunlarla Istanbul da Yeni Valide camiyi inşa ettirmiştir. 18. yüzyılda antik kenttin kalıntaları eşkıyalar için saklanma yeri olmuştur.

Daha sonraki zamanlarda site  bitkiler ve otlarla kaplanmıştır.  Kentin taşları kaybolmuş ve kente ait izler silinmeye yüz tutmaya başlamıştır. Son yapılan kazı çalışmalarında, Bal Saray olarak adlandırılan hamam ve gymnasium kompleksi ortaya çıkarılmıştır.

Ziyarete açık olan bu site yaklaşık 400 hektar (1000 dönüm) kadar bir alanı kaplar. Ziyaretçiler bu alanda saray, tapınak, tiyatro, hamam ve daha yakın zamanda ortaya çıkarılan stadyum ve birkaç büyük yapının kalıntılarını görebilir.

Alexandria Troas açık hava müzesi tüm yıl boyunca, 08:00 17:00 saatlerinde ziyarete açıktır.